11 Nisan 2012 Çarşamba

Çok Yakın Çok Uzakmış...

Çok yakında yeniden dememin üzerinden tam yedi ay geçmiş. Bugün O'yu bırakışımın birinci yılı. Yeniden başlayacağım dememin üzerinden tam 7 ay geçmiş. Son dört ayda kilolarıma 5 kocaman kilo daha ekleyip, 32 beden kotumun içine giremeyince silkinip kendime gelmem gerektiğini anladım. 26 Mart Pazartesi günü anneciğim ile birlikte uzun zamandır planladığımız Dukan eylemine başladık. Bugün dukanda 17. günümüz. İlk altı gün Atak ile geçirdikten sonra ikinci evreye geçtik. Tahminen Dukan amcaya göre 160 gün sürecek bu evre.Benim amacım olan 65, Mösyö Dukan'ın da önerisi.
Bugün buraya yazmaya başlayışım esas sebebi,bugün O ile son günümüzde tartıda gördüğüm "85.7"ye geri dönmüş olmam.Bugünden itibaren her gün yediklerimi ve tabii içtiklerimi de yazacağım elimden geldiğince.

Şimdi sıra bu 17 günde neler olduğunda.
26.03.2012 / Atak evresi ilk gün / kilo 90.0
01.04.2012 / Seyir evresi ilk gün / kilo 86.9
11.04.2012 / Seyir evresi on birinci gün / kilo 85.7

Her sabah aç karnına, idrara çıktıktan hemen sonra tartılıyorum. Ancak belirtmeliyim ki çok muhteşem sağlıklı bir baskülümüz yok.Bu hafta çok önceden bir fırsat sitesinden aldığım 3 seans diyetisyen randevumun ilkine gideceğim. Çıkmadan evde de tartılırım, böylece karşılaştırma imkanım olur.Tabii ki Dukan yaptığımı söylemeyeceğim. Şimdi onun dırdırını dinleyecek mecalim yok. Zaten başladığımdan beri bir dünya "çiroz" kadının "Aaaa çok sağlıksız, bence en iyisi sağlıklı beslenmek" zırvalarını dinliyorum. Yeterlidir. Ben de popüler akımlara bilhassa sağlık hususunda karşı bir tutum içerisindeydim ama Dukan için çok esaslı referanslarım var. Üstelik kitabı okudum ve ikna oldum açıklamalardan. Önümdeki örnekler en büyük motivasyonum. Ve evet kim ne derse desin, girdiğim yoldan dönmeye hiç niyetim yok.
Çok zor geliyordu başlamadan önce gözüme. İlk hafta gerçekten çok zorlandım ancak herkes gibi et tüketmekten değil, yulaf kepeği ile Dukan'ın tarif ettiği -onun galeta dediği- krep yapıyorduk. Ve ben öğürmekten yiyemiyordum. İçerisine nane, pul biber filan koyunca nispeten yiyilebilir oldu ama yok, ikinci gün midem ağzıma gelmeye devam etti. Çok şükür Dukan tariflerinin piri blog imdadıma yetişti.Mikrodalga ekmek beni isyan noktamdan çevirdi.
Bunun haricinde diyet için söyleyebileceğim tek şey, çok pahalı bir diyet olduğu. O konuda da annemle kendimizi "en azından diyetisyene değil, yediğimiz şeylere veriyoruz paraları" yönünde telkin ediyoruz.
Neyeyse marketlerde light ürünlerin hiçbirinde indirim olmuyor. Zaten ucuz mağazalarda da küçük beden kıyafetler var sadece.Dünya zayıflar için dönüyor noktasına gelmeme ramak var. Light ürünlerin ucuzları da ağza alınacak gibi değil. Velhasıl biraz pahalı olmakla beraber :) hayatımın diyetini buldum diyebilirim. 
Haydi bakalım hayırlısı...